Arthur Rimbaud etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arthur Rimbaud etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Arthur Rimbaud

"Masalsı bir operaya döndüm: Her varlığın bir mutluluk yazgısı var, bunu gördüm: Eylem yaşam değil de, kimi gücü, bir öfkeyi har vurup harman savurma biçimi. Aktöre güçsüz beynin ürünü."

Arthur Rimbaud

"Böylece günbegün acımı tazeleyerek -çoktan silip atmamışlarsa defterlerinden eğer, bana bakan tüm gözlerde olduğu kadar- kendi gözlerimde de şaşkın ve yitik, erdemini daha bir kıskanıyordum. Öpüşleri, dost kucağı benim için gökyüzüydü, girdiğim ve zavallı, dilsiz, sağır ve kör, hep kalmak istediğim hüzünlü bir gökyüzü. Alışmaya da başladım. İki tatlı çocuk gibi görüyordum ikimizi, hüzün Cennetinde özgür gezinen. Uyumluyduk. Coşkulu, çalışıyorduk birlikte. Ama yüreğime işleyen bir okşayıştan sonra konuşmaya başlardı: ´Garip gelecek sana bütün bu geçen günler, bir gün buralarda olmadığımda. Kollarım boynuna dolanmadığında, başın yüreğimde dinlenmediği, şu ağız gözlere değmediği zaman. Çünkü gitmem gerekecek çok uzaklara bir gün. Hem sonra ötekilere de yardımcı olmam gerek; görevim bu. İç açıcı olmasa da... sevgili can...´ Onu gitmiş düşündüğüm an, başım döner kaybolurdum korkunç bir karanlıkta: Ölümde. Beni bırakmayacağına söz verdirirdim. Yirmi kez verdi o aşk sözünü. Benim ´seni anlıyorum´ deyişim kadar sudandı onun sözü de."

Arthur Rimbaud

"Çocukken görüşümü biledi kimi gökler; her ıradan izler kaldı yüzümde. Görülmemiş şeyler oldu. Şimdi de kaçınılmaz değişimi zamanın, sonsuzluğu matematiğin sürgün ediyor beni, acayip bir çocukluğa, akıl almaz şefkatlere katlanıp iyi yurttaş olduğum şu dünyadan. -İster hakka, ister güce, ister mantığa dayansın, hiç hesapta olmayan bir savaş düşlüyorum. Müzikli bir tümce kadar açık bu."