"«Peki köprüyü taşıyan taş hangisi?» diye sorar Kubilay Han. «Köprüyü taşıyan şu ya da bu taş değil, taşların oluşturduğu kemerin kavisi,» der Marco. Kubilay Han sessiz kalır bir süre, düşünür. Sonra ekler: «Neden taşları anlatıp duruyorsun bana? Beni ilgilendiren tek şey var, o da kemer.» Marco cevap verir: «Taşlar yoksa kemer de yoktur.»"
"Yaşamda bir an geliyor, tanıdığın insanlar arasında ölüler canlılardan çok oluyor. Ve beyin başka yüz hatlarını, başka ifadeleri kabul etmeye yanaşmıyor: Rastladığı bütün yeni yüzlere eski izlerin damgasını vurup, her birine en uygun maskeyi buluyor."