Milan Kundera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milan Kundera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Milan Kundera

"Çözülüp yokolmanın günbatımında her şey, hatta giyotin bile bir geçmişe özlem perdesine bürünür."
(Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nden)

Milan Kundera

"Tanrı onları ortadan ikiye ayırıncaya kadar bütün insanlar hermafroditti, o zamandan beri bu yarılar birbirlerini arayarak dünyanın dört bir bucağında gezinip duruyorlar. Aşk kaybettiğimiz yarıyı özleyişimizdi işte."
(Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nden)

Milan Kundera

"İnsan zamanı bir döngü izlemiyor; onun yerine dümdüz bir çizgide ileriye doğru gidiyor. İnsan bu yüzden mutlu olamıyor; mutluluk yinelenmeye duyulan özlemdir."
(Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nden)

Milan Kundera

"Yüklerin en ağırı ezer bizi, onun altında çökeriz, bizi yere yapıştırır bu ağırlık. Öte yandan her çağda yazılmış aşk şiirlerinde, kadın erkeğin bedeninin ağırlığı altında ezilmeyi özler. O halde yüklerin en ağırı aynı zamanda yaşamın sağladığı en şiddetli doyumun da imgesidir. Yük ne kadar ağır olursa, yaşamlarımız o denli yaklaşır yeryüzüne, daha gerçek, daha içten olur.

İşi tersten ele alırsak, bir yükten mutlak biçimde yoksun olmak insanoğlunu havadan daha hafif kılar; göklere doğru kanat açar insan, bu dünyadan ve dünyevi varlığından ayrılır, yalnızca yarı yarıya gerçek olur, devinimleri önemsizleştiği ölçüde özgürleşir.

Hangisini seçmeli o halde? Ağırlığı mı, hafifliği mi?"
(Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nden)

Milan Kundera

"Gözü 'daha yükseklerde bir yerde' olan herkes günün birinde gözünün kararabileceğini hesaba katmalıdır. Nedir göz kararması? Düşme korkusu mu? Peki ama gözetleme kulesinin sapasağlam trabzanları da olsa bu korkuya kapılırız; neden? Yok, göz kararması düşme korkusundan farklı bir şey. Bizi çağıran, bizi kışkırtan, altımızdaki boşluğun sesidir göz kararması; düşme arzusudur, bu arzunun karşısında dehşete kapılır, kendimizi korumaya çalışırız."
(Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nden)

Milan Kundera

"Bedenin ruhu olan bir organın biraz hafife alınmış olması, yani gözümüzün her on ya da yirmi saniyede bir silinmesinin gerekmesi ne üzücü bir yazgı! Bu durumda, karşımızda duran insanın özgür, bağımsız, kendine egemen bir varlık olduğuna nasıl inanabiliriz? Bedeninin, içinde barındırdığı ruha tam tamına denk düştüğüne nasıl inanabiliriz? Buna inanabilmek için, gözkapağının sürekli bir kırpışma hareketi yaptığını unutmamız gerek."

Milan Kundera

"Düşler, aynı yaşamın farklı dönemleri arasında kabul edilemez bir eşitliği dayatır insana, insanın hiç yaşamadığı şeyler arasında eş düzeyli bir eşzamanlılığı dayatır; ayrıcalıklı durumunu yok sayarak, şimdiki zamanın varlığını yadsır."

Milan Kundera

"Beni seviyor mu? Benden daha çok sevdiği bir başkası var mı? Benim sevdiğimden daha çok seviyor mu beni? Aşkı ölçmek, sınamak, denemek ve kurtarmak için aşka yönelttiğimiz bütün bu sorular belki de her şeyin yanı sıra aşkı kısaltmaya da yarıyor. Belki de sevemememizin nedeni çok sevmek istememiz, yani karşımızdaki kişiden hiçbir istekte bulunmaksızın, ondan onunla birlikte olmaktan başka bir şey istemeksizin kendimizi ona verecek yerde ondan bir şey talep etmemizdir."

Milan Kundera

"İnsanın iktidara karşı savaşı, hafızanın unutmaya karşı savaşıdır."

Milan Kundera

"Aşkı, aşk hikâyesine dönüştürmeyi sadece engeller başarabilir."

Milan Kundera

"Yüz, bir düşüncenin varlığını yansıttığında güzeldir, oysa gülüş anı insanın düşünmediği bir andır."

Milan Kundera

"Aşklar da imparatorluklar gibidir; üzerine dayandırıldıkları düşünceler unufak olduğunda, onlar da silinir gider."

Milan Kundera

"Senin bedenin de bütün öteki bedenlerden farksız; utanmaya hakkın yok; seninkiyle bir örnek milyonlarca kopyada varolan bir şeyi saklamak için bir neden yok."

Milan Kundera

"İçinden terk etmek geldiği için bir erkeği terk etmişti. Erkek onun peşinden mi gelmişti? Ondan intikam almaya mı çalışmıştı? Hayır. Sabina´nın dramı ağırlığın değil hafifliğin dramıydı. Onun payına düşen yük değil, varolmanın dayanılmaz hafifliğiydi."

Milan Kundera

"Yalnızca en çocuksu sorular gerçekten ciddi olan sorulardır. Cevapları olmayan sorulardır bunlar. Cevabı olmayan soru aşılamayacak bir engeldir. Başka bir deyişle insani olasılıkların sınırlarını belirleyen, insan varoluşunun sınırlarını saptayan cevabı olmayan sorulardır."

Milan Kundera

"Aşkı seks denen budalalıktan kurtarmanın yollarından biri kafamızdaki mekanizmayı kırlangıç gördük mü uyarılacak biçimde kurmak olabilir.

Milan Kundera

"Bir kadınla sevişmek ve bir kadınla uyumak iki ayrı tutkudur, sadece farklı değil aynı zamanda da zıt tutkular. Aşk çiftleşme arzusunda duyurmaz kendini, uykuyu paylaşma arzusunda duyurur."

Milan Kundera

"Gülünç bir hayal olsa da, kimsenin söylemediğini söylemek zorunda olduğumuz için yazdığımıza inanırız. Kimsenin söylemediğini söylemek, herkesin söylediğinin tersini söylemek anlamına gelir. Demek ki yazmak, tersini söyleme zevkidir, herkese karşı tek başına olma mutluluğu, düşmanlarını kışkırtma ve dostlarını kızdırma zevki. Ama, ne yazık ki, kitap bitince de, beğenilmek ister insan. Kaçınılmaz bir şeydir bu, insanca bir şey. Ama herkese meydan okumaya can atan biri nasıl beğenilebilir?"

Milan Kundera

"Duygu; tanım olarak içimizde bizden habersiz olarak, çoğu zaman da biz istemeden belirir. Onu hissetmek istediğimiz andan itibaren duygu, duygu olmaktan çıkar ve duygu taklidine, duygunun sergilenmesine dönüşür. Buna yaygın olarak histeri adı verilir."